Bugün, son zamanların en büyük trendlerinden biri olan "Macaron" tarifini paylaşacağım... bu kadar büyük emeğe değer mi bilemiyorum, ben yaparken çok keyif aldım ama, zaman+emek+maliyet üçgeninden bakınca, buradan Bebek'e gidip, La Durée'den yiyesim geldi :) yine de denenebilecek ve iyi sunum yapmak istediğiniz bir misafir geldiğinde, şık bir şekilde sunabileceğiniz güzel bir
tatlı... Tabii mutlaka önceden bir kaç defa denemenizi ve elinizi alıştırmanızı tavsiye ederim; çünkü çok hassas bir tarif ve dikkat etmediğiniz takdirde, bazı kriterlerin karşılanamaması olası...
Gelelim tarifimize...
Malzeme:
125 g toz badem (Migroslard bulabilirsiniz, pürüzsüz yüzey için mutlaka toz olmalı, evde çok iyi olmuyor, mutlaka toz satın alın derim.)
125 g pudraşeker
120 g tozşeker
50 g su
80 g yumurta beyazı
İç Dolgusu için:
100 g Krema
200 g Çikolata (beyaz / bitter / sütlü - nasıl isterseniz)
Yapılışı:
1 - 125 g toz haline getirilmiş file bademi (Migros'ta Kuruyemiş reyonunda toz şeklinde satılanları da var.)bir kaba eleyelim. (elekten geçirerek, en ince halini kullanmamız gerekiyor. Kabın içerisine, pudraşekeri de ekleyelim ve elimizle havalandırarak birbirine karıştıralım. Ezmeden / yoğurmadan ve pudra şekeri görünmeyene kadar karıştıralım.
2- Macaronlarımızın iç dolgusu için, küçük bir tencereye 100 g kremayı koyalım, kaynamaya bırakalım, kaynadıktan sonra içerisinde çikolatayı koyarak, karıştırarak eritelim. Oda sıcaklığına geldikten sonra, buzdolabına koyalım.
3- 120 g tozşeker ile 50 g suyu, bir cezvede kaynatmaya başlayalım.(Normalde şeker derecesi ile ölçerek 118,5 dereceye gelince kullanacağız fakat şeker derecesi çok pahalı oldğu için (50 TL), 7-8 dk kaynatarak da kullanabiliriz.)Kaynamaya başlayınca, bir taraftan da 80 g yumurta beyazımızı yüksek devirde çırpmaya başlayalım. Hep aynı yöne çevirerek ve havalandırarak çırpalım.
4 - Beyaz yumurta akı (nam-ı diğer "mereng") hazır olduğunda ve şerbetimiz kaynadığında, hala çırpmakta olduğumuz yumurta akının içerisine şerbeti yavaş yavaş ve parti parti dökelim, birinden yardım alabilirseniz ya da diğer elinizle dökebilirseniz çok iyi olur, çırpmayı bırakmayalım. Elinizle merengi sıcaklığını kontrol edin, ılınana kadar çırpmaya devam edin.
5 - Ilık merengin yarısını toz karışımımız ile karıştıralım, bastırmadan, havalandırarak karıştırın. Karıştırdıktan sonra diğer yarısını da ekleyin ve homojen bir karışım elde edene kadar spatula/kaşık yardımıyla karıştırın.
6- Renkli macaron elde etmek için, gıda boyası kullanabilirsiniz. Ben buradan aldım. (Tahtakale'de, Hasırcılar Caddesi'nde) (http://nuanspasta.com/gida-boyalari) Bu gıda boyalarından istediğiniz rengi karışımınıza, 1 çay kaşığının ucuyla minicik koyabilirsiniz. Çok güçlü olduğu için eliniz yüzünüz dahil her şey boyanıyor zaten :)
7 - Evet yüzdük, yüzdük kuyruğuna geldik.
Tepsinize, yağlı kağıdı serin. Düz / yuvarlak uç kullandığınız krema torbasına, karışımınızdan koyun, bir elinizle torba kısmını sıkıştırıp, diğer elinizle krema torbasını kontrol edin. Yağlı kağıttan 1 cm yukarıda tuttuğunuz düz uçtan, sıkın (1 TL büyüklüğünde olabilir :)yuvarlak şekiller oluşturun ve hızlıca yana çekin, şekil vermeyin / döndürmeyin, yuvarlak olsun. Ortadan başlayın, o zaten siz sıktıkça, kenarlara doğru genişleyecek. Pişince biraz yayılacağı için boşluklu yapmaya özen gösterin.
8 - EN ÖNEMLİ NOKTA!!! PÜF NOKTASI: Tepsiye sıktığınız karışımızın içerisindeki hava boşluklarından kurtulmak ve pürüzsüz yüzeyde bir "macaron" elde etmek için, tepsiyi sert bir şekilde düz bir zemine bir kaç kez vurun. Bu hareket ile hava boşlukları kalmayacak ve macaronlarınız daha düzgün yüzeyli olacaktır.
125 derecedeki fırında 25-30 dk pişirin, ara ara kontrol edin.
Dolgu aşaması:
Pişen macaronlarımızı, fırından çıkaralım, soğumalarını bekleyelim. Soğuduktan sonra, tepsiden ayıralım ve büyüklükleri eşit olanları birbiri ile eşleyelim. Buzdolabından çıkardığımız çikolatalı dolgu malzememizi, bir macaronun alt kısmına sürüp, eşleştirdiğimiz diğer macaron ile kapatalım. Çikolatanın çok taşmaması için, koyacağımız çikolata miktarını, macaronun büyüklüğüne göre ayarlayalım.
Not: Hem hamuru hem de çikolatalı dolgu malzemesini aromalı yapabiliriz. Dr.Oetker'in sıvı aromaları var. Bir çok markette, pasta malzemeleri reyoununda görebilirsiniz. Vanilya/Rom/Limon. Aroma kullanmak istemezseniz, meyve suyu/meyve kabuğu rendesi v.b kullanabilirsiniz.
Afiyet Olsun!!!
Sevgiler,
Selcan
Geçen haftadaki sayfa görünümleri
26 Haziran 2011 Pazar
8 Haziran 2011 Çarşamba
Seljoe'nun meşhuuuurrrr limonatası
Limonatamı çoook uzun zamandır herkes çok beğenir; ama benim bir sırrım yok, hepsini çocukluğumdan beri annemi izleyerek, görerek, dinleyerek öğrendim, uygulayarak pekiştirdim ve geliştirdim...
Bugüne kadar hiç reçete kullanmadan, kervanı yolda düzen ben :) bugün itibariyle sizler için reçete ve yapılışını vereceğim ama ben kendim için aynı tas aynı tamam devam edeceğim :) Çünkü bazını oluşturduktan sonra ideal tada ulaşırken, deneme yanılma yoluyla yapmak benim daha çok hoşuma gidiyor...
Malzeme:
1,5 su bardağı tozşeker
8 su bardağı su
5 adet limon - iyice yıkanmış, akça pakça limonlar olsun :)
Yapılışı:
1,5 su bardağı şekeri geniş ve derin bir kaba boşaltın. Üzerine, 2 adet limonun kabuğunu rendeleyin. 2 bardak suyu şekerin ve limon kabuğunun üzerine dökün, şeker biraz erimeye başlasın. 5 adet limonu da sırayla sıkıp, hem limonların suyunu hem de sıkıldıktan sonra kalan kabuklarını kabın içerisine koyun. Bu şekilde 1-2 saat buzdolabında bekletin.
1-2 saat beklettikten sonra, içerisine koyduğunuz limon kabuklarını ellerinizle ovuşturarak, sıkın ve içerisinden çıkarın. (yani artık çöpler:) Üzerine geri kalan 6 bardak suyu ilave ederek, iyice karıştırın. Dilerseniz rendelediğiniz limon kabuklarını süzerek, dilerseniz de süzmeden, buuzzzz gibi soğutarak içebilirsiniz.
Not: Bu tarifi birebir uygulayabilirsiniz; fakat ağız tadı farklı olanlar, ev halkının ya da kendi beklentilerine göre istediklerini ekleyebilirler. Çok tatlı oldu, su ve limon, çok ekşi oldu şeker v.b tamamen ağız tadınıza kalmış ama bu benim ideal reçetem :)
Sevgiler,
Selcan
Buğdaylı Yaz Salatası
Eveeettt uzun bir aradan sonra geri döndüm!
Ama sorun bakalım bir, neden buralarda değildim? Çünkü ben ordan burdan kopyala-yapıştır yaparak değil, gerçekten yapıp, yiyip, beğenerek yazmak istiyorum... Bugüne kadar bu kadar aktif olamamamın nedeni de çoook uzun zamandır rejimde olmam + çok yogun olduğum için yazmaya hal ve vakit bulamamamdı. Neyse işte birlikteyizzzz... Yeni tarifim çok basit ama gerçekten çok keyifli ve lezzetli, Buğdaylı Yaz Salatası... Buna benzer bir salatayı bir arkadaşım Kanyon Sosa'da yemiş ve çok beğenmişti. Sizin de beğeneceğinizi umuyorum...
Malzeme:
*8 çorba kaşığı buğday (bir gece önceden en az 3-4 saat suda bekletilmiş ve düdüklü tencerede 10-15 dk kaynatılmış)
*Iceberg / Atom Marul - 3-4 yaprak
*Çengelköy salatalık - 4-6 adet
*Semizotu
*Nar Ekşisi
*Toz Nane (Dilerseniz taze nane de kullanabilirsiniz.)
*Kimyon-salatamızın sırrı :)
*1-2 çorba kaşığı labne
*Balsamik sirke
*Tuz
Yapılışı:
Eh salatadan bahsediyoruz :) Çok da anlatmama gerek yok sanırım ama yine de kendimden bir parça katayım tabii...
Güzel ve keyifli, derin bir salata kabını alın, içerisine önce 8 yemek kaşığı buğdayı, sonra doğradığınız marulu ve salatalığı koyun. İstediğiniz adette semizotunun yapraklarını salatanın içerisine ekleyin. 1-2 çorba kaşığı labneyi de ekleyip karıştırın, Nar ekşisini bolca koyun. Tuz, nane ve kimyon ekleyip güzeeeelce karıştırın.
Bu salata bana göre "yıkılıyoooorrr!!!" bayıldım, rejimim keyiflendi. Siz de bu hafif ve sağlıklı salataya yaz sofralarınızda yer verebilirsiniz.
Şimdiden afiyet olsun.
Sevgiler,
Selcan
13 Şubat 2011 Pazar
Havuçlu, Tarçınlı Kek - Soğuk Kışa, Sıcak bir lezzet...
En son girdiğiöm kayda baktım da :( 20 Aralık 2010, bir sene önce girmişim :) Utandım... Şimdi hemen yeni tariflerimle, blog'umu besleyeyim... Bugün tasarımıyla biraz oynadım, öğrendikçe bir şeyler ekliyorum, bence benim gibi bir amatör için hiç fena değil...
2010 yılının son gününü oldukça kötü geçirdim maalesef ve tabi kötü de bir yılbaşı kutlaması ile 2010'u acısıyla, tatlısıyla uğurladık. Şimdi önümüzde yepyeni bir yıl var, her ne kadar kötü başlasa da, her şey nasıl başlarsa öyle gitmeyebilir :)
Bu girizgahtan sonra konumuza yani Havuçlu, Tarçınlı kekimize dönelim :)
(Şu anda eşimle mutfakta birlikte çalışıyoruz, fonda da şansımıza Michel Fugain'den "Une belle histoire" çalıyor... Havuçlu, tarçınlı kek deyince aklıma hep "Issız Adam" geliyor. Bu şarkı da o filmin en çok sükse (bkz. fr: succes) yapan şarkılarından biriydi...)
Kekimizin malzemesi:
4 yumurta
2 bardak şeker
2,5 bardak un
1 su bardağı sıvı yağ (Ayçiçek olursa daha iyi olur, zeytinyağı biraz kokuyor.)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
2 su bardağı havuç rendesi
2 tatlı kaşığı toz tarçın
Dileyenler; 1 su bardağı iri çekilmiş ceviz de koyabilirler ki bence böyle kesinlikle daha iyi oluyor; ama bizim evde keki asıl yiyecek kişi eşim olduğu; ve o da fındık/ceviz v.b şeyleri keklerin, pastaların içinde sevmediği için ben koyamadım :(
Yapılışı:
Yumurta ve şekeri, şeker eriyinceye kadar orta devirdeki mikserle çırpalım. Bu karışıma yağı ekledikten sonra tekrar karıştıralım. 2 su bardağı rendelenmiş havucu, karışıma ekleyip, tekrar hafifçe karıştıralım. Başka bir kaba, unu, 1 paket kabartma tozu ve vanilini eleyelim. Un karışımını, havuçlu karışıma ekleyelim ve tekrar karıştıralım, unu ekledikten sonra mikser ile karıştırmak biraz zorlaşabilir ama yavaş yavaş karıştırın ki, her yere malzemeler eşit şekilde dağılsın. En son tarçını ve ceviz parçalarını da ekleyerek karıştırın. Kek kalıbınızı, katı bir yağ (tereyağı / margarin) ile yağlayın. Karışımı kek kalıbına boşaltın. Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında, 30 dk+ pişirin. Her fırın maalesef çok farklı performanslar gösteriyor. Bu sebeple + işaretini koydum. İlk 20 dk. kabarma performansını düşürmemek için, fırınınızın kapağını açmayın, 20 dk sonrasında gözlemleyin, 30 dk itibariyle de, temiz bir kürdan/kibrit çöpü parçasını batırarak, kekin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz. Batırdığımız parça temiz çıkar ise, kekimiz pişmiştir, fırını kapattıktan sonra, bir süre kendi ısısıyla, fırının içerisinde kalabilir. Fırından, çıkarıp 5 dk soğuduktan sonra keki kalıptan çıkarabilirsiniz. Üzerinde Pudraşeker serpip, servis edebilirsiniz.
Not: Fırınımız ile en iyi sonucu elde edebilmemiz için yapacağımız en iyi şey, fırınımızı kendimiz gibi tanımaktır :) Yeni fırınım ile verilen tarifleri aynen uygularken, bir kaç şeyi yaktıktan sonra anladım ki başkasının 170'i benim fırınımda 150 derece yapıyor. Siz de farklı tarifleri deneyip, öğrendikçe fırınınız ile sonucu alabilirsiniz.
20 Aralık 2010 Pazartesi
Mahlepli Tuzlu Kurabiyeler
Tatlı ya da tuzlu olsun, mahlepli kurabiyeye bayılıyorum... Kurabiyenin tadını "muhteşem" yapıyor. Hakkında çeşitli söylemler var... Ekşi sözlükten, Serendipity nickli yazardan bir alıntı yapıyorum;
8.(bkz: idrisağacı) adıyla bilinen, kiraz ve vişnenin anaç ağacı olan ve özellikle Tokat yöresinde sık yetişen ağacın, zeytin gibi önce yeşil, sonra siyahi olan meyveleri ve bu meyvelerden elde edilen özütün adı. Son derece terapötik özellikleri olan mahlep, bir zamanlar kinin gibi doğal bir sıtma ilacı olarak kullanılmış, sıtmanın ortadan kalkmasıyla da özündeki etken madde modern tıpta ağrı kesici olarak birçok ilaçta yer almıştır. Kandil simidi başta olmak üzere birçok unlu mamule tat vermekle kalmaz, ayrıca bayatlamayı geciktirmek ve gevreklik vermek görevlerini de üstlenir.
Tabi aşağıdaki görseldeki topçukların toz hale getirilmiş olanından kullanıyorum.
Gelelim, mahlepli tuzlu kurabiyenin tarifine; aşağıda vereceğim tuzlu kurabiye hamuru için bir tariftir, içerisine istediğiniz baharatı veya malzemeyi ekleyebilir, dilerseniz peynir rendeleyebilirsiniz.
Malzeme:
4 su bardağı un
1/2 çorba kaşığı veya 1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
250 g oda sıcaklığında yumuşamış margarin (Eve margarin alma alışkanlığım olmadığı için ben tereyağı kullandım, kesinlikle daha lezzetli oldu ama margarin ile daha hafif olacağını düşünüyorum.)
2 yumurta
Üzeri için 1 yumurta sarısı
Yapılışı:
Geniş bir kaba unu eleyin, hamur kabartma tozunu da elekten geçirin, tuzunu koyun. Un karışımının içerisine yumuşak margarini ve yumurtayı koyun yoğurmaya başlayın. Hamuru tezgaha almadan önce, yüzeye biraz un serpin. Yumuşak bir hamur elde edinceye kadar iyice yoğurun. Hamurdan bir kaç parça ayırıp, oklava ya da merdane veya elinizde açın, isterseniz kalıplardan şekil çıkarın isterseniz de elinizle dilediğiniz gibi şekil verin. (Kalıbı öneriyorum :)
Üzerlerine yumurta fırçası yardımıyla yumurta sürün, dilerseniz susam / çörekotu ile süsleyebilirsiniz.
Önceden 175 dereceye ısıttığınız fırında, 20-25 dk kadar pişirin. Çıtır çıtır harika çay kurabiyemiz hazııırrrr... :)
Afiyet olsun, Sevgiler,
Selcan
8.(bkz: idrisağacı) adıyla bilinen, kiraz ve vişnenin anaç ağacı olan ve özellikle Tokat yöresinde sık yetişen ağacın, zeytin gibi önce yeşil, sonra siyahi olan meyveleri ve bu meyvelerden elde edilen özütün adı. Son derece terapötik özellikleri olan mahlep, bir zamanlar kinin gibi doğal bir sıtma ilacı olarak kullanılmış, sıtmanın ortadan kalkmasıyla da özündeki etken madde modern tıpta ağrı kesici olarak birçok ilaçta yer almıştır. Kandil simidi başta olmak üzere birçok unlu mamule tat vermekle kalmaz, ayrıca bayatlamayı geciktirmek ve gevreklik vermek görevlerini de üstlenir.
Tabi aşağıdaki görseldeki topçukların toz hale getirilmiş olanından kullanıyorum.
Gelelim, mahlepli tuzlu kurabiyenin tarifine; aşağıda vereceğim tuzlu kurabiye hamuru için bir tariftir, içerisine istediğiniz baharatı veya malzemeyi ekleyebilir, dilerseniz peynir rendeleyebilirsiniz.
Malzeme:
4 su bardağı un
1/2 çorba kaşığı veya 1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
250 g oda sıcaklığında yumuşamış margarin (Eve margarin alma alışkanlığım olmadığı için ben tereyağı kullandım, kesinlikle daha lezzetli oldu ama margarin ile daha hafif olacağını düşünüyorum.)
2 yumurta
Üzeri için 1 yumurta sarısı
Yapılışı:
Geniş bir kaba unu eleyin, hamur kabartma tozunu da elekten geçirin, tuzunu koyun. Un karışımının içerisine yumuşak margarini ve yumurtayı koyun yoğurmaya başlayın. Hamuru tezgaha almadan önce, yüzeye biraz un serpin. Yumuşak bir hamur elde edinceye kadar iyice yoğurun. Hamurdan bir kaç parça ayırıp, oklava ya da merdane veya elinizde açın, isterseniz kalıplardan şekil çıkarın isterseniz de elinizle dilediğiniz gibi şekil verin. (Kalıbı öneriyorum :)
Üzerlerine yumurta fırçası yardımıyla yumurta sürün, dilerseniz susam / çörekotu ile süsleyebilirsiniz.
Önceden 175 dereceye ısıttığınız fırında, 20-25 dk kadar pişirin. Çıtır çıtır harika çay kurabiyemiz hazııırrrr... :)
Afiyet olsun, Sevgiler,
Selcan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

