Geçen haftadaki sayfa görünümleri
13 Şubat 2011 Pazar
Havuçlu, Tarçınlı Kek - Soğuk Kışa, Sıcak bir lezzet...
En son girdiğiöm kayda baktım da :( 20 Aralık 2010, bir sene önce girmişim :) Utandım... Şimdi hemen yeni tariflerimle, blog'umu besleyeyim... Bugün tasarımıyla biraz oynadım, öğrendikçe bir şeyler ekliyorum, bence benim gibi bir amatör için hiç fena değil...
2010 yılının son gününü oldukça kötü geçirdim maalesef ve tabi kötü de bir yılbaşı kutlaması ile 2010'u acısıyla, tatlısıyla uğurladık. Şimdi önümüzde yepyeni bir yıl var, her ne kadar kötü başlasa da, her şey nasıl başlarsa öyle gitmeyebilir :)
Bu girizgahtan sonra konumuza yani Havuçlu, Tarçınlı kekimize dönelim :)
(Şu anda eşimle mutfakta birlikte çalışıyoruz, fonda da şansımıza Michel Fugain'den "Une belle histoire" çalıyor... Havuçlu, tarçınlı kek deyince aklıma hep "Issız Adam" geliyor. Bu şarkı da o filmin en çok sükse (bkz. fr: succes) yapan şarkılarından biriydi...)
Kekimizin malzemesi:
4 yumurta
2 bardak şeker
2,5 bardak un
1 su bardağı sıvı yağ (Ayçiçek olursa daha iyi olur, zeytinyağı biraz kokuyor.)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
2 su bardağı havuç rendesi
2 tatlı kaşığı toz tarçın
Dileyenler; 1 su bardağı iri çekilmiş ceviz de koyabilirler ki bence böyle kesinlikle daha iyi oluyor; ama bizim evde keki asıl yiyecek kişi eşim olduğu; ve o da fındık/ceviz v.b şeyleri keklerin, pastaların içinde sevmediği için ben koyamadım :(
Yapılışı:
Yumurta ve şekeri, şeker eriyinceye kadar orta devirdeki mikserle çırpalım. Bu karışıma yağı ekledikten sonra tekrar karıştıralım. 2 su bardağı rendelenmiş havucu, karışıma ekleyip, tekrar hafifçe karıştıralım. Başka bir kaba, unu, 1 paket kabartma tozu ve vanilini eleyelim. Un karışımını, havuçlu karışıma ekleyelim ve tekrar karıştıralım, unu ekledikten sonra mikser ile karıştırmak biraz zorlaşabilir ama yavaş yavaş karıştırın ki, her yere malzemeler eşit şekilde dağılsın. En son tarçını ve ceviz parçalarını da ekleyerek karıştırın. Kek kalıbınızı, katı bir yağ (tereyağı / margarin) ile yağlayın. Karışımı kek kalıbına boşaltın. Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında, 30 dk+ pişirin. Her fırın maalesef çok farklı performanslar gösteriyor. Bu sebeple + işaretini koydum. İlk 20 dk. kabarma performansını düşürmemek için, fırınınızın kapağını açmayın, 20 dk sonrasında gözlemleyin, 30 dk itibariyle de, temiz bir kürdan/kibrit çöpü parçasını batırarak, kekin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz. Batırdığımız parça temiz çıkar ise, kekimiz pişmiştir, fırını kapattıktan sonra, bir süre kendi ısısıyla, fırının içerisinde kalabilir. Fırından, çıkarıp 5 dk soğuduktan sonra keki kalıptan çıkarabilirsiniz. Üzerinde Pudraşeker serpip, servis edebilirsiniz.
Not: Fırınımız ile en iyi sonucu elde edebilmemiz için yapacağımız en iyi şey, fırınımızı kendimiz gibi tanımaktır :) Yeni fırınım ile verilen tarifleri aynen uygularken, bir kaç şeyi yaktıktan sonra anladım ki başkasının 170'i benim fırınımda 150 derece yapıyor. Siz de farklı tarifleri deneyip, öğrendikçe fırınınız ile sonucu alabilirsiniz.
20 Aralık 2010 Pazartesi
Mahlepli Tuzlu Kurabiyeler
Tatlı ya da tuzlu olsun, mahlepli kurabiyeye bayılıyorum... Kurabiyenin tadını "muhteşem" yapıyor. Hakkında çeşitli söylemler var... Ekşi sözlükten, Serendipity nickli yazardan bir alıntı yapıyorum;
8.(bkz: idrisağacı) adıyla bilinen, kiraz ve vişnenin anaç ağacı olan ve özellikle Tokat yöresinde sık yetişen ağacın, zeytin gibi önce yeşil, sonra siyahi olan meyveleri ve bu meyvelerden elde edilen özütün adı. Son derece terapötik özellikleri olan mahlep, bir zamanlar kinin gibi doğal bir sıtma ilacı olarak kullanılmış, sıtmanın ortadan kalkmasıyla da özündeki etken madde modern tıpta ağrı kesici olarak birçok ilaçta yer almıştır. Kandil simidi başta olmak üzere birçok unlu mamule tat vermekle kalmaz, ayrıca bayatlamayı geciktirmek ve gevreklik vermek görevlerini de üstlenir.
Tabi aşağıdaki görseldeki topçukların toz hale getirilmiş olanından kullanıyorum.
Gelelim, mahlepli tuzlu kurabiyenin tarifine; aşağıda vereceğim tuzlu kurabiye hamuru için bir tariftir, içerisine istediğiniz baharatı veya malzemeyi ekleyebilir, dilerseniz peynir rendeleyebilirsiniz.
Malzeme:
4 su bardağı un
1/2 çorba kaşığı veya 1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
250 g oda sıcaklığında yumuşamış margarin (Eve margarin alma alışkanlığım olmadığı için ben tereyağı kullandım, kesinlikle daha lezzetli oldu ama margarin ile daha hafif olacağını düşünüyorum.)
2 yumurta
Üzeri için 1 yumurta sarısı
Yapılışı:
Geniş bir kaba unu eleyin, hamur kabartma tozunu da elekten geçirin, tuzunu koyun. Un karışımının içerisine yumuşak margarini ve yumurtayı koyun yoğurmaya başlayın. Hamuru tezgaha almadan önce, yüzeye biraz un serpin. Yumuşak bir hamur elde edinceye kadar iyice yoğurun. Hamurdan bir kaç parça ayırıp, oklava ya da merdane veya elinizde açın, isterseniz kalıplardan şekil çıkarın isterseniz de elinizle dilediğiniz gibi şekil verin. (Kalıbı öneriyorum :)
Üzerlerine yumurta fırçası yardımıyla yumurta sürün, dilerseniz susam / çörekotu ile süsleyebilirsiniz.
Önceden 175 dereceye ısıttığınız fırında, 20-25 dk kadar pişirin. Çıtır çıtır harika çay kurabiyemiz hazııırrrr... :)
Afiyet olsun, Sevgiler,
Selcan
8.(bkz: idrisağacı) adıyla bilinen, kiraz ve vişnenin anaç ağacı olan ve özellikle Tokat yöresinde sık yetişen ağacın, zeytin gibi önce yeşil, sonra siyahi olan meyveleri ve bu meyvelerden elde edilen özütün adı. Son derece terapötik özellikleri olan mahlep, bir zamanlar kinin gibi doğal bir sıtma ilacı olarak kullanılmış, sıtmanın ortadan kalkmasıyla da özündeki etken madde modern tıpta ağrı kesici olarak birçok ilaçta yer almıştır. Kandil simidi başta olmak üzere birçok unlu mamule tat vermekle kalmaz, ayrıca bayatlamayı geciktirmek ve gevreklik vermek görevlerini de üstlenir.
Tabi aşağıdaki görseldeki topçukların toz hale getirilmiş olanından kullanıyorum.
Gelelim, mahlepli tuzlu kurabiyenin tarifine; aşağıda vereceğim tuzlu kurabiye hamuru için bir tariftir, içerisine istediğiniz baharatı veya malzemeyi ekleyebilir, dilerseniz peynir rendeleyebilirsiniz.
Malzeme:
4 su bardağı un
1/2 çorba kaşığı veya 1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
250 g oda sıcaklığında yumuşamış margarin (Eve margarin alma alışkanlığım olmadığı için ben tereyağı kullandım, kesinlikle daha lezzetli oldu ama margarin ile daha hafif olacağını düşünüyorum.)
2 yumurta
Üzeri için 1 yumurta sarısı
Yapılışı:
Geniş bir kaba unu eleyin, hamur kabartma tozunu da elekten geçirin, tuzunu koyun. Un karışımının içerisine yumuşak margarini ve yumurtayı koyun yoğurmaya başlayın. Hamuru tezgaha almadan önce, yüzeye biraz un serpin. Yumuşak bir hamur elde edinceye kadar iyice yoğurun. Hamurdan bir kaç parça ayırıp, oklava ya da merdane veya elinizde açın, isterseniz kalıplardan şekil çıkarın isterseniz de elinizle dilediğiniz gibi şekil verin. (Kalıbı öneriyorum :)
Üzerlerine yumurta fırçası yardımıyla yumurta sürün, dilerseniz susam / çörekotu ile süsleyebilirsiniz.
Önceden 175 dereceye ısıttığınız fırında, 20-25 dk kadar pişirin. Çıtır çıtır harika çay kurabiyemiz hazııırrrr... :)
Afiyet olsun, Sevgiler,
Selcan
Seljoe'nun kış çayı...
Hep zor ve uzun tarifler paylaşmayayım dedim... Bu annemden öğrendiğim bir bitki (havlucan - ismi çok komik) ve kendi repertuarımdaki bitkiler ile karıştırdığım ve zamanla en iyi haline ulaşan, inanılmaz faydalı bir çay... Geçen yıl eşim hastayken ona 2 bardak yapmıştım ve resmen turp gibi olup, ayağa kalkmıştı... Hastalıklardan korunmanın / iyileşmenin oldukça keyifli bir yolu...
Çayımız için malzeme:
- 1 adet havlucan (kök şeklinde, bir kök yani)
- 1 adet zencefil (kök şeklinde olandan, toz var ise, 1 çay kaşığı)
- 1 çubuk tarçın
- 3-4 çay kaşığı kuru nane
- 1 adet küçük limon - içine sıkılacak
Hepsini birlikte bir demliğin içerisine koyalım, demliğin ağzından 2-3 parmak kalana kadar su koyup kaynatalım. Demlendiğinde, çay bardağında 4 defalık / kişilik servis edebilirsiniz.
Rengine aldanmayın, sağlıklı her şey kötü görünür ve tadı kötüdür AMA bunun tadı güzel, görüntüsü de daha iyi olabilir :) :)
Afiyet olsun, sağlıklı ve sıcacık bir kış dileğiyle...
Sevgiler,
Selcan
Ev yapımı Fettucine (Domates & Fesleğen Sos ile)
Blogumu Facebook'ta yayınlayalı 2 hafta oldu ama o zamandan beri bir yorgunluk, yoğunluk ve zamansızlıktır gidiyor, 2 haftadır hiç tarif ekleyemedim :( Bu arada da tabii her gün daha da zenginleştirebilmek için sürekli düşünür haldeyim, "düşünen kadın" oldum :) Şu şununla gider, bu bununla gider, aaa bu tarif de çok güzel olur v.b... Neyse ben en iyisi lafı uzatmadan tarifime geçeyim...
Evet yine İtalyan mutfağından devam ediyoruz, bu kez yine İtalya'da öğrendiğim ev yapımı Fettucine'yi yapacağız.
Malzeme (4 Kişilik)
Evet yine İtalyan mutfağından devam ediyoruz, bu kez yine İtalya'da öğrendiğim ev yapımı Fettucine'yi yapacağız.
Malzeme (4 Kişilik)
- 4 su bardağı çok amaçlı un - Makarna hamurunu yapacağımız yere, unu eleyerek koyalım
- 4 yumurta
- 5 çorba kaşığı zeytinyağı
- 5-6 tane domates
- Bir kaç taze yaprak fesleğen
- 1 diş sarımsak
Makarnanın yapılışı:
Mutfak masasının/tezgahının üzerine unu eleyelim. Ortasını açarak havuz yapalım. Ortasına 4 yumurtayı kıralım. Yumurtayı bir çatal yardımıyla, çırpmaya başlayalım, kenarlardan unlar bulaştıkça ve içerisine un girdikçe yumurta yavaş yavaş ağırlaşmaya başlayacaktır. Yumurtaları çırpmak zorlaşınca ve yumurta kıvamlı bir hal alınca, ellerimizle yoğurmaya başlayalım. İyice yoğurduktan sonra, hamuru açacağımız alana biraz un serpelim ki un tezgaha yapışmasın. Makarna makinemiz olmadığını varsayarsak ki kimsede olduğunu sanmıyorum :) Hamurumuzu merdane yardımıyla açacağız. Hamurdan bezeler alıp, çok ince ve pürüzsüz bir hamur haline gelene kadar hamurları açalım. İtalyan şefin deyimiyle, hamurun "bebek poposu" yumuşaklığında kadifemsi bir kıvamı olması gerekiyor :))
İncecik ve pürüzsüz bir kıvama getirdiğimiz hamurları, ince ve uzun uzun keseceğiz. Makarna kesme/hamur açma makinesi varsa da açtığımız hamurları tagliatelle/fettucine kesme ayarına getirip yine ince ince ama bu kez kolayca kesiyorsunuz. :) Eğer almak isteyen olursa aşağıda linkini görebilir. Fackelmann ev aletlerinde oldukça iyi bir markadır; fakat bizim o gün kullandığımız AMPIA diye bir markaydı; onun ne farkı var bilmiyorum ama o 195 TL'ydi. Her gün makarnayı evde yapmadığımıza göre 50 TL'lik bir şey de gayet işimizi görür.
Kestiğimiz ince ve uzun parçaları biraz kuruması için tezgaha düzgün bir şekilde serelim. Bu arada, tezgahın üzerine irmik serpip üzerine bu parçaları serersek daha hızlı kururmuş, irmiğin nem çekme özelliğinden kaynaklanıyormuş. Yaklaşık 3-4 lt kaynar suya, 1 çorba kaşığı tuz koyalım. Makarnaları kaynar suya koyarak, 3-4 dakika pişirelim, (yapışmaması için hafifçe karıştıralım) tabii bu süre sonunda makarnaları tadarak sizin istediğiniz kıvama gelip gelmediğine bakmanız daha iyi olur. Normal makarnaları 7-13 dk arasında pişiriyoruz, bu taze makarna olduğu için daha hızlı bir şekilde pişecektir. İstediğiniz kıvama geldikten sonra süzgece alalım. Makarnamız pişerken bir taraftan da sosumuzu hazırlayalım.
Sosun yapılışı:
5 kaşık zeytinyağına 1 diş sarımsağı koyalım, sarımsağın dış kabuğu incecik kalsın, çıplak olmasın... Sarımsağın kokusu çıkana ve rengi pembe/hafif kahverengi olana kadar içinde kalsın. Kabuklarını soyup, küp doğradığımız domatesleri, tavamıza koyalım. 5-10 dakika kadar pişirdikten sonra, tuz ve taze fesleğen yapraklarını domateslerin içerisine koyalım.
Süzdüğümüz makarnaları, sosun içerisine karıştırarak, sıcak servis edelim. Üzerine varsa Parmesan peyniri, yoksa tercihinize göre, kaşar peyniri, Canım İzmir'imin tulum peyniri veya eski kaşar rendeleyebilirsiniz.
Afiyet Olsun, Sevgiler,
Selcan
7 Aralık 2010 Salı
Tiramisù - Lift Me up!!! İtalyan usulü gerçek Tiramisu
Merhaba,
Öncelikle, dost meclislerinde :) sürekli övülen, pek beğenilen Tiramisumun gerçek tiramisudan ne kadar farklı olduğunu öğrendiğimde oldukça şaşırdım... Ben sadece peyniri farklı, içine bir de likör koyuyorsun v.b gibi farklı var sanıyordum... (İçine alkol de konulmuyor.) İtalyan restoranında aldığım yemek dersi sonrasında, ne kadar yanıldığımı anladım... Hatta Şef'e "ben pişirerek yapıyorum, o da olabilir mi" dedim ama o da "Senin yaptığın Selcan usulü tatlı olur, onun Tiramisu'yla alakası yok" dedi... Olsun İtalya'da yaşamadığımıza göre ben sevgili Selcan Tiramisu'ma devam ediyor olacağım :) ara sıra da, İtalyan konseptinde yemek daveti verirsem o zaman gerçeğini de yaparım... Bu arada başka bir şey daha öğrendim, Tiramisu, "Beni yukarı kaldır" demekmiş, yemek sonrası, rehavet çöktüğünde, içindeki kahveyle bizi kendimize getiren bir tatlı olduğu için böyle deniyormuş. O zaman tarifini vereyim, siz de isterseniz deneyin...
Malzeme:
4 yumurta
4 çorba kaşığı pudra şekeri (tepeleme dolu)
250 g mascarpone peyniri - (Türkiye'de yabancı markalar oldukça pahalı olduğu için tatlılarda oldukça iyi performans gösteren İçim Labne'yi deneyebilirsiniz. Kaanlar markalı mascarpone peyniri de var ama Labne'nin tadı sanırım bizim damak tadımıza daha uygun)
1 paket savoiardi veya kedidili (Perle marka olanı deneyebilirsiniz.)
1 bardak kahve (moka, espresso, nescafe - biz derste moka kullanmıştık.)
Yapılışı:
1-2 kaşık nescafeyi geniş bir kaba koyun, üzerine 200 ml (1 bardak) sıcak su ekleyin. Kahveyi yaptıktan sonra ılınması için biraz karıştırın veya bekletin. Kahve ılındıktan sonra, kedidillerini kahvenin içerisine batırıp - ancak çok bekletmeyin, 2-3 sn batırın, her tarafının ıslanmasını sağlayın fakat kesinlikle kahveyi emip yumuşamasın- Tiramisu'yu yapacağınız kaba dizin. Kedidilerinin uçları hafif yuvarlak olduğu için, dilerseniz bunları kesip dikdörtgen haline getirebilirsiniz. Böylece yanyana dizmek çok daha kolay olacaktır.
Yumurtanın sarılarını ve beyazlarını iki farklı kaba ayırın. Yumurta beyazlarını ve tepeleme dolu 2 çorba kaşığı pudra şekerini, (1 tutam tuz ekleyin) bembeyaz ve yoğun bir karışım elde edinceye kadar çırpın. Daha sonra yumurta sarılarını ve tepeleme dolu 2 çorba kaşığı pudra şekerini açık sarı bir renk elde edene kadar çırpın. Mascarpone veya labne peynirinin, yumurta sarısı ve pudra şekerinden yaptığımız karışımın içerisine bir tahta kaşık yardımı ile ekleyin ve karıştırın. Elde ettiğiniz iki kremayı karıştırın, beyaz kremayı açık sarı kremanın içerisine ekleyin. Tatlı kabınıza dizdiğiniz kedidillerinin üzerine bu kremayı yayın, bir sıra daha kahveye batırılmış kedidili ve krema katı yapın, dilerseniz kremayı üzerine koymadan altı kısma damla çikolata da serpebilirsiniz. Minimum 2 saat buzdolabına koyun. Eğer aynı gün içerisinde servis edecekseniz, üzerine kakaoyu serptikten sonra buzdolabına koyabilirsiniz. Ancak bir gün önce yapıyorsanız, kakaoyu servis etmeden hemen önce serpmenizi öneriyorum. (Kakao kremadan dolayı ıslanıp, koyulaşıyor, tadı ve görüntüsü de garip oluyor...)
Umarım, bu İtalyan stili tiramisu'yu beğenirsiniz, ben çooook beğendim :)
Afiyet olsun,
Sevgiler,
Selcan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
