Geçen haftadaki sayfa görünümleri

5 Aralık 2010 Pazar

Roman Style Artichokes - Roman Usulü Enginar















İlk tarifimiz yemek kursumun birinci yemeği olan Enginar... Bizim pişirdiğimiz ve bildiğimiz şekillerden oldukça farklı olan bir yemekti, tadı da öyle güzeldi ki, çok sevdim, hemen paylaşmak istiyorum;



Malzeme:

4 adet Enginar (saplı, evde kendimiz ayıklayacağız, nispeten daha küçükleri seçmeye çalışalım.)
Bir kaç adet maydanoz / bir kaç adet nane yaprağı
1 diş sarımsak
4 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
1/2 su bardağı ılık su
Tuz/karabiber

Yapılışı:

Bizim yaptığımız enginarlar, İtalya'da "violetti" diye adlandırılan, dışı biraz morumsuz ve çok küçük olanlardı. Bizde o tip bir enginar hiç görmedim, bizimkilerin daha küçük ve daha az geniş olanlarından seçeceğiz. Evde ayıklayacağız; gerçekten o kadar da zor değil, hatta şefin nasıl ayıkladığını gösteren bir video bile çektim :):) ama burada error verdiği için yayınlayamıyorum. :(

Dış kısımlarını daha açık yeşil kısım ortaya çıkana kadar ayıklıyoruz. Renkleri kararmasın /oksitlenmesin diye bir parça limon ile her tarafını ovuyoruz. Sap kısmının yarısını kesip, yarısını bırakıyoruz. Sapı üzerindeki dikenimsi parçalardan kurtulmak için, üst deri gibi parçayı bıçak yardımıyla alıyoruz. Bir nevi soyuyoruz, havucun üstündeki hafif siyah kısımları soyar gibi...

Enginar'ın kalbine ulaşmak için, avucumuzun iç kısmına oturttuğumuz enginarı, döndürerek kesiyoruz. Çok da fazla kesmeyelim ki Enginar'ın kalbi de kesilen dış yapraklar ile birlikte gitmesin, o yaprakların iç kısımlarını dolduracağız.

Kesme tahtasında, maydonoz, nane yaprağı, 1 diş sarımsağı bıçakla ince ince kıyalım. Üzerine tuz serpelim. Ayıkladığımız sap enginarların üzerine, bu karışımı parmaklarımız ile dolduralım.

4 çorba kaşığı zeytinyağı koyduğumuz tavaya, enginarları, sapları üste gelecek şekilde yerleştirelim, bir kaç dakika - enginar kalbi kısmı kızarana kadar- kızartalım. Daha sonra 1/2 su bardağı ılık suyu koyalım ve tencerenin kapağını kapatarak 20-25 dakika kadar kısık ateşte pişirelim. Pişme süreleri enginar tiplerine göre değiştiği için, şefin tavsiyesi pişip pişmediğini kontrol edin...

Ve bunları sıcak olarak servis edin, tadı gerçekten muhteşemdi, hem de misafirleri için oldukça farklı bir yemek...

Afiyet Olsun,

Sevgiler,

Selcan

Bayram'da Roma, Roma'da Yemek Pişirme Dersi :)


Kurban Bayramı'nda eşimle birlikte Roma'ya gittik... Gitmeden önce yemek pişirmeyi öğrenme hevesim ve ilgimle doğru orantılı olarak, gitmişken oradan günlük yemek kursu workshop'larına katılabileceğimi düşündüm... Aslında ilk etapta aradığım dondurma (gelato) kurslarıydı, fakat bulamayınca belki içinde vardı diye düşünerek "cooking class" olarak aradım hatta tam olarak "cooking classes in Rome" olarak aradım :) Ve karşıma, http://www.cookingclassesinrome.com/
diye bir site çıktı :) işte hayatta bu kadar net / basit / anlaşılır olacaksın :) Chef Andrea Consoli'yi bu girişimden dolayı bir kez daha tebrik ediyorum, parayı akıllı olanlar kazanıyor :)

14 Kasım'da Roma'ya gittik, ilk gün şehir turumuz vardı, tek kelimeyle " muhteşem" bir şehir... Tarih kokuyor, her yerde tarihin izleri var ve insanlar çok iyi bir şekilde sahip çıkıp, korumuşlar. 15 Kasım'da yemek kursum vardı. Google Maps'den yerini buldum. İlk kalacağımız bölgeye çok daha yakındı; sonradan otelimizin yeri değişti ve yaklaşık 5-6 km'lik bir mesafedeydik. Eşimle birlikte başladık yürümeye, yürü yürü yürü.... 1 saat 10 dk'lık bir yolculuktan sonra vardık, canım fedakar eşime çok teşekkür ederim, bu fırsatı kaçırmamam için, beni tam 5 saat hiç bilmediği bir şehirde dışarıda dolaşarak, bekledi...

Chef Andrea Consoli'nin kız arkadaşı Erica ile birlikte işlettiği "Le Fate Resturant" adında bir restoranı var. (Roma'da bir çok restoran saat 14:-19:00 arasında kapalıymış, gerçi ben pek görmedim ama herhalde bu öğrenilmiş çaresizlik ile önceden yemeğimizi yiyince ihtiyacımız da olmamış olabilir...)
Le Fate Restaurant, Viale Di Trastevere, No: 130'da yer alıyor.
lefaterestaurant.it‎

Chef, Roman style cuisine'e sahip ve bu tipte yemekler yapıyor. Yemekleri yapış, pişiriş ve sunuş şekli eski Roma kökenine dayanıyor. Ailesinin restoranında çalışmaya başlamış, 5-6 yaşından beri bu ilin mutfağında :) 4 sene Amerika'ya San Fransisco'ya gidip orada çalışmış, geri dönüp restoranının başına geçmiş...

Ödeme v.b detaylar ile ilgili şefle mailleşirken, menu ile ilgili herhangi bir kısıtım / yapmak istediğimiz bir şey var mı önceden onu öğrenmek istemiş.. Ben de domuz eti yapmayalım, çünkü ileride bu yemekleri misafirlerime ikram edeceğim, öğrendiğim şekilde ikram etmek isterim dedim.

Menumuz şöyleydi;


  • Başlangıç: Roman Style Artichokes - Roman usulü Enginar

  • Ana yemek: Home made Fettucine with fresh tomato and basil - Taze domates ve fesleğenli ev yapımı Fettucine

  • İkinci yemek: Beef Carpaccio with arugola and mushrooms - Rokalı ve Mantarlı Dana Carpaccio (pişmiş)

  • Tatlı: Italian Tiramisu - İtalyan Tiramisu

Çooook anlattığım için tarifler, bir sonraki yazımda...

Yeni "aşk" ım... Ev yapımı DONDURMAAAA!!!

Dondurmayı oldum olası çooooookkk sevmişimdir. Evlenirken kayınvalidemin Tchibo'dan aldığı dondurma makinesine ilk etapta çok kullanışlı olarak bakmamıştım. Evlendikten yaklaşık 1 sene sonra, elime aldığım kullanma kılavuzundaki gereksiz teferruatlar canımı sıkınca, her sabırsız Türk insanı gibi "Neyse, kalan kısmını da yolda öğreniriz" diyerek başladım dondurma makinemi keşfetmeye...
Bu keşif öncesinde haftada 1-2 kutu Carte D'or tüketen ben (tabii ki sevgili eşim de dahil, bana öyle bakmayın... :( ) dondurmaların ve hazır gıdaların içerisinde bulunan katkı maddelerinden dolayı evde yapabildiğim her şeyi artık evde yapmaya karar verdim. Bu arada, bunları evde yapması dışarıdan almaya göre oldukça maliyetli oluyor, ancak sağlığımdan olmak yerine, maliyetine katlanıp hem daha sağlıklı hem de daha hijyenik ürünleri yemeyi tercih ederim.

Aslında burada net bir malzeme yok maalesef net bir ölçü de yok, ben zaten genelde her şeyi göz kararı yaparım, sadece buraya yazmak için yaparken, ölçülü yapmaya çalışıyorum ki, tariflerin performansında sorun olmasın...

Bu arada dondurmanın içerisindeki en kalorili kısım şeker; ancak az şekerli yapma ihtimaliniz tabii ki var, en sağlıklı kısım ise süt & sütlü ürünler... Dondurmanızın içerisine, süt, krema, kaymak, labne ve yoğurt koyabilirsiniz. Bu sağlıklı gıdaları özellikle direkt tüketemeyenler için en keyifli tüketim yolu dondurma yaparak tüketmek olmalı :))

Önemli bir nokta, şu anda tabii ki dondurma makinesi olmadan bu dondurmayı yapmak mümkün değil, ben Tchibo'da tekrar görmedim ama aşağıdaki linklerde hangi markalarda bulabileceğinizi iletiyorum, bir kaç kutu dondurma parasına oldukça uzun bir süre ve her mevsim sağlıklı dondurma yeme fırsatı...

http://www.p4c.philips.com/files/h/hr2305_80/hr2305_80_pss_tur.pdf
http://www.supermutfak.com/store/ProductDetails.aspx?productid=105007

Bunları buldum ancak araştırıp siz belki daha iyisini bulabilirsiniz...

Genel bir tarif için malzeme;

1 çay bardağı şeker
3 çay bardağı süt
100 ml süt kreması (marketlerde küçük karton kutularda satılanlar, UHT Krema)
Krema koyunca yemesi daha yumuşak / gerçek dondurma gibi oluyor, yoğurt/labne koyunca biraz daha sorbe gibi buzlu oluyor. Tabi ona göre de kalorisi var. Krema çok daha kalorili, hafif alternatifler için; krema yerine 2-3 çorba kaşığı Labne ve/veya yoğurt koyabilirsiniz.
+
İçerisinde istediğiniz meyve / meyvenin suyu / baharatı (tarçın, zencefil, mahlep v.b) koyabilirsiniz.
Bugüne kadar yaptıklarımdan örnek verecek olursam; Böğürtlenli, Çilekli, Ahududu (Frambuazlı) Limonlu, Çilekli Votkalı (xuxu'lu :), Vanilyalı, Kakaolu, Çikolata parçalı...

Frambuaz'a hem krema hem labne çok yakışıyor, zaten yurtdışında labne tipi (quark, Philadelphia cinsi) peynirlerin ve yoğurtların yanında hep bu tarz orman meyveleri yer alır.

Limon ile birlikte zencefili toz olarak veya kök zencefili rendeleyerek koyabilirsiniz. Limon kabuğu rendesi ve limon suyunu içerisine atıp, mikser ile karıştırdığınızda "anlatılamaz bir tat oluyor!!!"
Kaymaklı dondurma için, dondurma yapmadan önce karışımın içerisine 1-2 çorba kaşığı manda kaymağı koyarsanız tadının muhteşem olacağına eminim. Yaptıkça ve kendinizi geliştirdikçe, farklı tatları birleştirmeye yönelik yaratıcılığınız da artıyor. Örneğin ben yazın, kavun ve karpuz ile deneyeceğim. Yaz davetlerinde, akşam yemeği sonrasında misafirlerime ikram için hafif alkollü ve meyveli tatları tercih edebilirim.

Haydi, sağlıklı dondurma hareketi başlasınnn!!!

Afiyet Olsun,

Sevgiler,
Selcan

Arnavut Usulü Kabak Böreği
















Merhaba, yine uzun zamandır ihmal ettiğim sevgili blog'umun başına döndüm :) Artık evimize internet de aldık, güzel de bir çalışma odamız var. Söz sana daha çok vakit ayıracağım... Aslında blogumla fazla ilgilenememin nedeni, buraya yapmış olduğum şeyleri yazmak istemem... Bunun için, önce yapmam, sonra tadına bakmam (yani hepsini yemem!) gerekiyor, sonra da düzenleyip yazmam... Hafta içi, eve bu kadar geç gelirken zaten blogumu güncellemem oldukça imkansız ama en azından bundan sonra haftasonu bu işe mutlaka zaman ayıracağım... Evet, gelelim bugün size tarifini vermek istediğim Arnavut Usulü Kabak Böreği'ne...
Benim hem baba hem anne tarafından ailem, göçmen... Maalesef tam bilmiyorum (shame on me!) ama Yugoslavya ve Kosova tarafından göçmüşler, biz Arnavutuz... Aslında Arnavut Usulü yazıyorum ama "usul" kısmını şu an ben de yapamadığım için (börek hamuru açılır ve 20 kat civarında olur...) Arnavutların kullandığı malzemeler ile yapıp yine onların yediği usulde anlatacağım. Yoksa yapılış usulü eve 9'da gelen ve haftasonu dinlenmeyi tercih eden kadınlar için, İstanbul usulü :) Yufka ile...


Malzeme:

4 Adet Yufka
1/2 kg dilimlenmiş bal kabağı
(bunlar marketlerde bu şekilde dilimlenerek satılıyor artık, önerim; kesinlikle alıp kesip biçmeye çalışmamanız, gerçekten oldukça güç isteyen ve yorucu bir şey..)
1 su bardağı süt
1 çay bardağı su + 1 çay bardağı sıvı yağ

Yapılışı:

4 yufkanın ikisini alt ikisini üst kısım için kullanacağız. (Ön bilgi)

Kabakları bir tabağa rendeleyin, rendelenen kabakları teflon tavada üzerine 1 su bardağı sütü koyup, biraz pişirin, benim mutfağımın dilinde "öldürün :)" yaklaşık 10 dakika kadar, diriliğini alalım... Diriliğini aldıktan sonra, ılınması için 10 dk bekletelim.
Tepsimizin alt kısmına, 1 adet yufkayı koyalım, kendi tepsi ölçümüze göre kenarlarından biraz artırdıktan sonra kesebiliriz. Bir kaseye koyduğumuz, sıvı yağ ve su karışımını (bunlar tabi pek birbirine karışmıyor ama orasını karıştırmayalım :)] her katmana süreceğiz. İlk katmana sürdükten sonra, üzerine tekrar 1 kat yufka koyalım. Kenarlarından biraz parça artırdıktan sonra kenarlarını keselim, üzerine süt ile pişirdiğimiz ılık balkabağımızı koyalım ve her yere eşit şekilde yayalım. Üzerine, alt kısımda yaptığımız gibi 1 kat yufka, su+sıvıyağ ve 1 kat da yukfa su+sıvı yağ koyalım. Artırdığımız kenarları, piştiğinde kıtır kıtır olacak, börek kenarları haline getirebilmek için, tüm dışarda kalan yufkaları dıştan içe doğru kıvıralım. Artırdığımız kenarlardan artan yani fazla gelen yufkalar ile kahvaltılık "pırtık" tava böreği yapabilir (tepsinin altına biraz sıvıyağ, üstüne yufkaları parça parça serin, içine biraz peynir, üstüne yine parça parça yufkalar, pişirelim, oldu size pırtık böreeekkk) tepsinin üst kısmına koyup, pişirip daha sağlıklı bir cips gibi kıtır kıtır yiyebilirsiniz. :) Böylece tarif içinde tarif vermiş de oldum :)

Annemden öğrendiğime göre, bu böreği, akşamdan yapıp sabah pişirince, ya da sabah yapıp akşama pişirince -kısacası bekletince- çok daha lezzetli oluyormuş.

Gelelim tüketim önerisine; börek piştikten sonra tabii ki direkt de tüketebilirsiniz. Ancak bu böreğin lezzet sırrı ve Arnavut / Bergama'da oturan akrabalarımın yeme şekli, böreğin üzerine tozşeker serpip, üzerine de süt döküp (mmmmmm...) öyle yemektir. (Tadı aynı corn flakes gibi oluyor.)

Afiyet Olsun!

Sevgiler,
Selcan

23 Ekim 2010 Cumartesi

Yaban mersinli kek




Yemek bloguma uzun zamandır yazamamış olmanın verdiği rahatsızlıkla, saat 01.15 de olsa, haftanın yorgunluğu birikmiş de olsa, bloguma gereken önemi vermem gerektiği ve özen gösterdiğimde hissedeceğim rahatlama ile uyuyacağım :)
Hem de bugün çok güzel bir kek yaptım, eşime ve çok yakın bir arkadaşım olan Esra'nın şansına ona...

Malzemelerimiz aşağıdaki gibi;






  • 4 yumurta


  • 2 su bardağı şeker


  • 1 su bardağı süt


  • 3 su bardağı un (Unun ölçüsü bu şekilde fakat kıvama göre, aldığı kadar olarak düşünebilirsiniz.)


  • 50 g tereyağı


  • 2 küçük kase yabanmersini (Bunu 100-150 g arası olarak düşünebiliriz.)


  • 1 paket vanilin


  • 1 paket kabartma tozu


Yapılışı:



Yumurtaları ve şekeri bir kapta mikser yardımıyla çırpalım. İyice karışana yani şeker eriyene kadar karıştıralım. Bir tarafta, küçük bir tava ya da ufak bir tencere içerisine koyduğumuz sütü ve tereyağını ısıtalım. Tereyağı, sütün içinde eridikten sonra, sütü ateşten alalım ve soğumaya bırakalım. Sütün ısısı, oda sıcaklığına geldiğinde, çırpmış olduğumuz yumurta-şeker karışımının içerisine dökelim.



2 küçük kase / 100-150 g yabanmersinini karışımın içerisine ekleyelim, 1 paket kabartma tozunu ve 1 paket vanilini de ekleyelim. Buradan itibaren ben, mikseri devreden çıkarıp, el yordamıyla -çırpıcı- ile karıştırmaya başladım. Daha sonra yaklaşık 3 bardak unu, karışımın kıvamını tutuncaya kadar ekleyelim. Unu ekledikten sonra, karışımı hazırlarken, fırınımızı 200 dereceye getirip ısıtalım.



Hazırladığımız karışımı, sıvı yağ ile yağladığımız kek kalıbımıza (ben porselen sufle kabı tarzında bir kap kullandım.) kek karışımını dökelim ve fırına verelim. Yaklaşık 30 dk 200 derecede, sonrasında fırın ısısını 150 dereceye düşürüp, 10-20 dk arasında pişirelim.



Püfff: Kekin pişip pişmediğini, bir kürdanı kekin içerisinde batırarak anlayabilirsiniz. Eğer kürdanın ucuna kekin malzemesinde bulaşırsa, kek hala pişmemiş demektir, kürdan temiz çıkarsa, kek pişmiş demektir.



Canım kekim, hem lezzetli hem de görsel açıdan güzel oldu. Bu keki de paylaştıktan sonra rahatlıkla uyuyabilirim.



İyi hafta sonları, uyurken notum; aslında kek, elinizde malzemeler olduktan sonra yapılması çok kolay bir şey! Aynı zamanda besleyici, özellikle çocukların okuldan döndükten sonra yemesi için veya hafta sonu arkadaşlarınıza ikram etmek için harika bir alternatif! Bu basit ve lezzetli kek sayesinde çevrenizden bol bol takdir toplayabilirsiniz. Yaban mersini yok ise içerisine, kuru incir, kayısı, ceviz gibi malzemeler de ekleyebilirsiniz.



Afiyet olsun, Sevgiler



Selcan